Mevlana’nın Kişisel Gelişim Meyveleri

     Mevlana öğretisinde düşüncelerin karşı tarafa daha iyi anlatılabilmesi için örnekleme yolları ile bazı semboller kullanılır ve tavsiye edilir. Merveler de bunların başında gelir. Anlaşılması zor konuları ve ahlakı eğitim ilkelerini Mevlana öyle güzel betimler ve anlatır ki,dinleyene hem tatlı gelir hem de gayet anlaşılır.

      Örneğin,zorluklar ve acılar karpuz çekirdeğine benzetilir. Çekirdek önce sürgün görür. Toprağa atılır,dört bir yana savrulur. Kara toprağın derinliğine sürgün edilir çekirdek. Oysa, bu çekirdek ne kadar sürgün edilirse, ne kadar toprağa karışırsa ve ne kadar karanlıklara indirilirse o kadar fazla yeşerecek, o kadar fazla çoğalacaktır. Çünkü derinlik (acılar),serinliğe (huzur,mutluluk) o kadar yakındır. Kişisel gelişimimizde bu böyle değil midir? Veya hayat öğretisinde? Karanlık derinliklerindeki bir karpuz çekirdeği dirilip yukarılara doğru damar damar yükselirken, adeta yerin baskısına meydan okur. Yer kabuğu bile bu minik çekirdeğin derinliklerden yüzeye doğru inkişafına engel olamaz,filizlenir. Ardından “bir”ken “çok” olur.
    “Bir” hem tektir, hem de “çok”… Oysa “bir”,çokluğun “bir”liğini temsil eder. “Bir” organik bağdır Mevlana öğretisinde. Bademi ise şu şekilde izah eder,

   Sen canı da bir bil bedeni de,
   Yalnız sayıda çoktur onlar,alabildiğine
   Hani bademler gibi,bademler gibi
   Ama hepsinde yağ bir
     Şirketler de “bir”dir. Ama içlerinde onlarca,hatta binlerce kişiyi barındırır. Beden de “bir”dir,bir tek. Ama içerisinde karaciğer,akciğer,kalp vardır. Dahası yüz binlerce,milyonlarca hücre mevcuttur. Sayıda çokluğun tasdikini bu şekilde yapıyor ve birliğin öneminden bahsediyor. Şirkette,ailede,toplumda birlik olmadığı zaman çokluk bir hiçtir, diyor. Kemiyetin değeri,keyfiyetinden anlaşılır.
     Şirket ve birey bazında düşündüğümüzde,şirket birliğini ve organik bağlarını korumalıdır; birey ise minik bir çekirdeğin toprak altında örselendikten sonra nasıl yemyeşil olarak, toprağın üzerine tim engellere rağmen çıktığını bilinç olarak kabul etmelidir.
   Şirket bademse, bedeni (ilkeleri) ve canı (personeli) “bir” olduğu takdirde hepsindeki yağ (üretim, verimlilik) birdir.
   “Çalışmak ve inanmak bedene benzer. Bu ekmenin canı da mahsuldür. Ve onu devşirmektir.” diyen Mevlana, çalışmak ve başaracağına inanmak üzerine dururken, bu iki önemli unsuru bedene benzetiyor. Çalışma ve inanamaya verilecek canı toplanacak üründe görüyor. Öyleyse,eğer üretime can vermek istiyorsak, çalışmak ve inanmak zorundayız. 
Kaynak: Mevlana ile Ruhun Uyanışı – Faruk RECA, Akis Kitap
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s