Kabuğundaki İnsan

       
           Dış kabuğumuz dünya ile yüzleşen bizdir. O, gölgemizi oluşturan özellikleri gizler. Gölgemiz o kadar iyi kılık değiştirmiştir ki biz,sık sık ,dünyaya gerçekten içimizde bulunanın tam zıddı olan bir yüz gösteririz. Bazı insanlar duyarlılıklarını gizleyen bir sertlik tabakasına bürünür ya da üzüntüleri gizleyen bir mizah maskesi takarlar.

        Çok bilmiş insanlar, çoğunlukla aptallık hislerini gizlemektedirler,küstahça davrananlar ise bu maskeyle güvensizliklerini gizlemeye çalışırlar. Soğuk mesafeli insanlar içlerindeki laubaliyi, gülümseyen bir yüz ise öfkeli birini gizlemektedir. Hakiki benliğimizi keşfetmek için sosyal maskemizin ardına bakmamız gerekir. Bizler kılık değiştirme ustalarıyız,başkalarını bu kılıklarla aldatırken kendimizi de aldatırız. Ortaya çıkarmamız gereken, kendimize söylediğimiz yalanlardır. Tam doyumlu,mutlu,sağlıklı değilsek ya da hayallerimizi gerçekleştiremiyorsak, bu yalanların yolumuzu kestiğini biliriz. Gölgemizi iş başında böyle görüp tanırız.
    Olması gereken değişim algısaldır. Bizim dış kabuğumuzu hayallerimizi gerçekleştirmemizi engelleyen bir şey olarak değil, bizi koruyarak hizmet etmiş bir şey olarak görmemiz gerekir. Dış kabuğumuz ruhsal sürecimize rehberlik yapması için ilahi bir biçimde tasarlanmıştır. Bizi o kabuğu oluşturmaya götürmüş her olayı,duyguyu ve deneyimi araştırıp keşfederek, tekrar yuvaya dönüp varlığımızın bütününü kucaklayabiliriz. Kabuğumuz kişisel olgunlaşmada yol haritamızdır. O olduğumuz her şeyden ve olmak istediğimiz her şeyden oluşur. Geçmişimiz ya da şimdi yaşadığımız ne kadar acı verici olursa olsun, eğer kendimize doğru bir biçimde bakar ve dış kabuğumuzda depolanmış bilgiyi rehber olarak kullanırsak , o bize aydınlanma yolculuğumuzda rehberlik edecektir.
    Tüm benliğimizi tanıdığımızda artık kabuğumuzun bizi korumasına gerek duymayacağız. Doğal biçimde, maskemizin dağılıp gitmesine ,hakiki benliğimizin ortaya çıkmasına izin vereceğiz. Başkalarından daha fazla ya da daha azmış gibi görünmek zorunda olmayacağız. O zaman dünyada herkes bizim eşitimiz haline gelecektir. Ama dikkat etmemiz gereken ise egomuzdur. Çünkü kabuğumuz bizim ego idealimizden yaratılmıştır. Ego kontrolü yitirmekten hazzetmez.
   Sogyal Rinpoche , Tibet’n Yaşam ve Ölüm Kitabı’nda şunu söylüyor. “ Ego bizim sahte ve cehaletten ötürü üstlendiğimiz kimliğimizdir. O halde ego gerçek kimliğimizin doğru bilgisinden yoksunluktur ve onun sonucudur. Bu geçici,iğreti imajına tutunmaya mahkum,sürekli değişen, varoluşunun kurgusunu canlı tutmak için değişmek zorunda olan ,kaçınılmaz biçimde bukalemun sahtekar benliktir.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s