Şirketinizde Güce mi, Güvene mi Önem Verirsiniz ?

   

     İlişkileri kontrol etmenin temelde iki yolu var: Güç ve Güven       

         Güç ve güven ters işleyen iki mekanizmadır. Elbette, bir organizasyonda ne tamamen güç ne de tamamen güven üzerine kurulu bir durum olamaz. Örgütler güç ve güvenin bir kompozisyonundan oluşur. Ancak bu kompozisyonda hangisi ağır basıyorsa organizasyonun kültürü o yöndedir. Arzulanan ise, güvenin ağır bastığı bir organizasyon kültürü yaratmaktır. Peki bu güven durumu nasıl gerçekleşir,neler gözlenmektedir,faydaları nelerdir.

  • Aşağı düzeydeki çalışanlara daha fazla sorumluluk verilmektedir
  • Bu tip örgütlerde ekip çalışmasına dayalı ve esnek bir anlayış temelinde örgüt düzenlemesi yapılabilmektedir
  • Örgütlerdeki güven ortamının grup verimini artırdığı, grup üyelerinin duygularını ve gözlemledikleri farklılıkları serbestçe dile getirmelerine olanak tanıdığı ve savunma ya da sabote etmeye yönelik düşünceleri ortadan kaldırdığı görülmektedir
  • Güveniliyor olmanın verdiği güç bireylerin hayattaki başarılarını da artırır
  • İnsanların kendilerini güvende hissetmeleri işlerindeki motivasyonları artırır
  • Kendisine güvenildiğini bilen çalışanlar işlerine daha sıkı sarılmakta, örgütünün amaçları doğrultusunda hareket etmektedirler
  • Örgütsel ve bireysel performansın artırılmasında yardımcı olur. Yapılan çalışmalar örgütsel güven ile performans arasında yakın bir ilişkinin varlığını ortaya koymuştur
  • Örgütlerde sinerjiyi harekete geçirir ve yapılan işlerin işlem sürelerini kısaltır
  • Örgütlerde kendiliğinden oluşan bir sosyalleşme sağlar. Kimi zaman örgüt kültürü güven yarattığı halde, güvende örgüt kültürünü oluşturabilmektedir
  • Üst yönetim ile alt kademe personel arasındaki iletişim kopukluğunu giderir
  • Personel arasındaki dayanışmayı arttırır
  • Örgüt tarafından tesis edilmeye çalışılan bir olgu gibi görünse de, kimi zaman örgütü adaletli davranmaya, kurallara uymaya zorlamakta adeta bir sorumluluk vermektedir
  • Örgüt içerisinde, karşılıklı saygı ve sevgi gibi kendi paralelinde bulunan tüm duyguların gelişmesine de yardımcı olur
  • Sosyal güvenin toplumlarda artmasıyla suç işleme oranı azalır, dava sayısı azalır
  • Örgüt otoritelerine, farklılıkları kabullenmeyi kolaylaştırır
  • Organizasyonun değerli ama sınırlı kaynaklarını kullanırken sorumluluk bilinci içerisinde olmaları beklenilmektedir
  • Organizasyon üyelerinin zaman ve ilgilerini kolektif amaçların başarılmasına ayırmaları gözlenir
  • Bir kere bir güven ortamı oluşunca, bireyler kendi aralarında işbirliği yapmak, daha kolay anlaşmak, birbirlerinin fikir ve önerilerini kabul etmek, daha uzun vadeli anlaşma ve uzlaşma zemini oluşturmak, paylaşmayı arttırmak gibi eğilimler gösterir.

        
      Bu durumda halen neden sadece güç olgusunu yerleştirmeye çalışmaktayız ki ?

Kaynak : Güven/Sosyal Erdemler ve Refahın Yaratılması – Francis Fukuyama
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s