Kimse Yalan Söylemez*



  “Yalan ne kadar büyükse,inanı da o kadar çok olur.” diyerek mimik ve jestlerini ustaca kullanan, konuşmalarında hangi hareketleri yapacağına saatlerce çalışan ve bunları fotoğraflarla kayıt altına Adolf Hitler gibi yalan söylemekten hiçbirimiz kaçınmayız. 

  Aslında bakıldığında yalan bir bağımlılıktır ve buna herkes yakalanmıştır. Suçluluk, kendini eleştirme, utanç gibi duyguları geride bırakarak alışkanlık durumuna götürmekteyiz. Bunun nedeni ise yalan söylerken daha güvende ve rahat hissinin kapıldığımız yanılgısıyla yaşarız. İnsan onaylanmak ihtiyacında yaşar ve karşısındakinin ona itiraz etmesini istemez bir bakıma. Bu bağlamda kişi bu korunma mekanizmasını sürekli korurken farkında olmadan alışkanlığına dönüştürür. 

 Bunu araştırma ve realitesini göz önüne koymak istersek, neredeyse yalan konusunda uzmanlaşmış denilebilecek kadar bu konuda dünyanın hemen hemen her bölgesinde incelemelerde bulunmuş, hatta Lie To Me dizisine esin kaynağı olmuş Paul Ekman’a göre;

– Herkes yalan söyler. Bunlar ciddi olan yalanlar değildir. Fakat ilişki, iş, büyük bir para kaybetmemek adına söylenen yalanlar oldukça büyük yalanlardır ve bu büyük yalanlar hortumcular, teröristler, cinayete karışmış kişilerin çoğunlukla başvurduğu  bir türüdür.

 Kimse yalan söylemez 🙂 Neredeyse herkes kibarlık yada karşısındakini incitmemek adına ve durumu kotarmak adına yalana başvurabilir.

 Kadınlar yalanı erkeklere göre daha ayırt edebiliyor. Böyle bir şey mümkün değil. Çoğu insan büyük yalanları yakalamak konusunda gerçekten çok kötüdür. Özellikle aldatıldığını, çocuğunun uyuşturucu kullandığını düşünen, zimmetine para geçiren bir arkadaşını anlayan kadınlar gerçeğin acı olmasından ötürü bu konularda yalan söyleyenler karşısında oldukça savunmasız olabilirler. 

– Psikopatlar mükemmel yalancıdır. Onlarda diğerleri kadar yalan söyleyebilirler daha fazlasını değil. Ama insanları etkileme konusunda insanların ne istediklerini bildikleri için buna göre hareket ederler ve bizde buna inanırız.  

– Sol yukarı bakmak yalan belirtisidir. Araştırmalar gösterir ki soruya cevap vermeden önce hangi yöne baktığınız yalan söyleyip söylemediğinizle alakalı değildir. 

 Mikro yüz ifadeleri yalan kanıtıdır. Kısa süreli yüz ifadeleri duyguları ortaya koymak ve yalanın ne tür olduğunu anlamak için uygundur. Fakat zan altında olan masum kişiler korkusunu saklamak veya şüpheli olduğu için kızgınlığını göstermemek adına gösterdiği yüz ifadesi sizi yanıltabilir. 

 Bilim insanları insanların yalanlarını ortaya çıkaracak gümüş kurşun icat ettiler. Bizde Pinokyo burnu olmadığı için kimsenin söylendiğinin yalan yada doğru olduğunu kanıtlayamayız. Fakat yalan makinesi bizden biraz daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ama onunda bazı durumlar için geçerliliği söz konusu değildir.
    
– İnsanların davranışında yalanı anlamanın yolu yoktur. İnsanların aslında 30 farklı noktasına dikkat ederek böyle bir yola çıkabilirsiniz. Mikro mimik ve jestler bunlardan sadece ikisidir. Mesela genellikle tek omuzu hafifçe silktiğimizde bu biraz güven göstergesi olarak düşünülür. Bazı şeyler terstir 🙂 Diğer örneği verirsek, çok hafifçe başımızla onay verircesine evet dersek aslında hayır anlamı taşımaktadır. 

  Peki yalan söylememi engellemek istiyorum dersen araştırmalar sonucu çıkan yapman gerekenler ise;  

– Yalanla ilgili bir sorunun olduğunu kabul et. Aksi durumda inkar ettiğin sürece o durmadan devam edecektir. 
– Herhangi birisine sorumlu ol ve onunla anlaşıp tamamen dürüst olacağın konusunda anlaş.
– Sonuçlarını düşün. Aslında bu tür davranışlar zaman içinde ortaya çıkacağından insanların güvenini ve arkadaşlıklarını kaybedeceksin, hatta kaybetmiş olabilirsin. Fakat sonuçlarını düşündüğünde hareket edersen kayıplar için bir şans yakalamış olabilirsin.
– Eğer günlük gibi bir şeyler tutarsa yalan söylediğinde yalan söyleme nedenini yansıtacaktır. Dürüstlük ve onur ile duygusal ihtiyacını karşılamada sana yardımcı olacaktır. 
– Yaşam kaliteni artırmak için yeni hedefleri belirmek ve somut planlar yapmak adına pozitif ol. Kendine yalan ve aldatıcı profil çizersen bu sefer senin hayatını zindana çevirecek egonla yaşamak zorunda kalırsın.  


  Zaman buldukça Lie To Me dizisini seyretmenizi ve Paul Ekman’ın kitabını okumanızı tavsiye ederim. 
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s