Cumhuriyetin Cahil Çocuğuyum !



  Dönemin Başbakanı  Turgut Özal zamanında gerçekleşmiş bir olay şöyle anlatılır:

  Japon eğitim uzmanları gelmiş ve ülkemizin eğitim sistemini incelemiş, Özal’ın bürokratlarının da hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunu söylemişlerdi:

“Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!” 

Turgut Özal’ın “Nasıl?” sorusu üzerine şunu anlatmışlardı:

“Biz Japonya’da okula başlayacak çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir ülkemizin gücünü gösteririz. Sonra da bu yavrularımızı alır Hiroşima ve Nagazagi’ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki: Eğer siz çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için çalışmazsanız sonunuz böyle olur.”

Bürokratlardan biri atılır: “Ama bizim Hiroşima’mız yok ki!”

Japon uzmanın cevabı tokat gibidir: “Sizin Çanakkale’niz on Hiroşima eder!”
  Kendimi de içine alarak toplum olarak maalesef geri kalmışlığımızın en etkeni “tarih bilgisizliğimiz”. Daha öncesinde yazdığım Eğitim Bizim İşimiz Değil! yazımda da bahsettiğim üzere biz geçmişimizi  ve onun sonrasında bizler için yaratmak istediklerini tam olarak anlayamadık ve araştırmadık.

  Baktığımızda real dünyada Atatürk ilkelerine bağlı yada onun askerleri olarak atıfta bulunarak sosyal medya üzerinden çığırtkanlık yaparken önemli Cumhuriyet olgusunu koruma adına yapılacak oylamada ülkemizin güzide tatil merkezlerinde “kafa” dinlenmeyi tercih ederiz. Halbuki tarih gençlere çok iyi örnekler verip “gerçeği” göstermeye çalışmıştı.

  Bugün 29 Ekim … Bunun için benim kelimelerim asla kifayeti gösteremez. Bu sebeple size ülkenin ötekileştirip %50’sine Salak dediğimizin dışındakilerin kaçının gerçekten özümseyerek okuduğunu bilmediğim ulusun varlığını ve onurunu her şeyin üzerinde tutan, ulusa duyulan güveni belirten, bağımsızlığa ilişkin bağlılığı dile getiren, dinin siyasete alet edilmesine karşı çıkan, ulusal modelin gerekçesini ortaya koyarak başka  uluslar üzerinde egemenlik kurma arayışının yanlışlıklarını sergileyen, cumhuriyetçiliği bir ideal olarak ortaya koyan; uygarlık, bilim ve kültürü öncelikle kabul eden ve ulaşılan sonucu Türk gençliğine emanet eden bir manifesto olan NUTUK’tan alıntı yapacağım.

  “Muhterem Efendiler, sizi, günlerce işgal eden, uzun ve teferruatı beyanatım, en nihayet, mazi olmuş bir devrin hikayesidir. Bunda, milletim için ve müstakbel evlatlarımız için dikkat ve teyakkuzu davet edebilecek, bazı noktalar, tebarüz ettirebilmiş isem kendimi bahtiyar addedeceğim.
  
  Efendiler, bu beyanatımla, milli hayatı hitam bulmuş farz edilen büyük bir milletin; istiklalini nasıl kazandığını ve ilim ve fennin en son esaslarına müstenit, milli ve asri bir devleti, nasıl kurduğunu ifadeye çalıştım.
 Bugün vasıl olduğumuz netice, asırlardan beri çekilen milli musibetlerin intibahı ve bu aziz vatanın, her köşesini sulayan kanların bedelidir.

  Bu neticeyi, Türk gençliğine emanet ediyorum.”


Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s